Diyarbakırlı Hattat ikinci sergisini açıyor

HATTAT
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Diyarbakırlı Hattat Mehmet Han Akan’ın 2. Hat sergisi 10 Ekim Pazar günü Sümerpark Sergi Salonunda sanatseverlerle buluşacak.

Berna Kardaş / Özel

‘Hat ve Kaligrafi dalında öğrenci yetiştirmekteyim’

Diyarbakırlı Hattat Mehmet Han Akan,  Hat sanatı ve özgeçmişiyle ilgili şöyle konuştu: “1962 Diyarbakır Silvan doğumluyum. İlk, orta ve lise tahsilimi orada tamamladım. Askerlik sonrası sınavlara girdim ve Diyarbakır bölge birincisi olarak Nazilli Polis okuluna atandım. Polis okulunda da birinci oldum ve kendi tasarrufumla Hat sanatının menbası olan hocalarımla tanışmak için İstanbul’u seçtim. İstanbul’da hem vazifemi yaptım hem de Hat kurslarına devam ettim. Ancak çalıştığımız birimlerin meşakkatinden dolayı eğitimim hep yarım kaldı. 2005 yılında emekli oldum. Sonrasında Hattat Mücahit Kılınçer ile 8 buçuk yıl çalışarak, sülüs, celi sülüs, nesih, celi nesih ve rika dallarında icazet aldım. 2011 yılından şu ana kadar da Eyüp Sultan Hat ve Kaligrafi Merkezi’nde eğitim vermekteyim. Hat ve Kaligrafi dalında öğrenci yetiştirmekteyim.”

DIYARBAKIR

‘Yazı yazmaya aşık oldum’

Hat sanatı ile tanışmasına vesile olan sürece ilişkin olarak Akan, şunları aktardı: “Ortaokul yıllarında bizim zamanımızda fotokopi makinesi yoktu. Teksir makinası vardı. Ben o dönemde bir öğretmenimin adını yazmıştım. Zaten hep çizgi roman kahramanlarının resimlerini çizerdim. Öğretmenimin adını yazdım ama o da inanmadı ve teksir makinesinden çıkardığımı zannetti. Ben elle yazdığımı ifade edince yeniden yazmamı istedi. Aynı gece öğretmenimin adını yeniden yazdım ve kendisine iade ettim. Hocam benim seviyeme eğilerek alnımdan öptü ve dedi ki, “sizin hakkınızı yemişim. Bana biraz sabret sana bir iyilik yapacağım.” Hocam 10 gün sonra beni çağırdı ve öğretmenler odasında bir kelime ile beynimde Hat sanatının kıvılcımını çaktı. Dedi ki, “Bu evladımız ileride ya çok iyi bir ressam ya da çok iyi Bir Hattat olacak.” Hocamın böyle bir öngörüsü vardı. Tabii o zaman ortaokul birinci sınıftayım ve Hattat nedir bilmiyorum. O dönemde bilgisayar da yok. Ansiklopedilerden araştırarak Hat sanatının (Harflerle yazılan güzel yazı sanatı) ne olduğunu öğrendim. Yazı yazmaya aşık oldum ve imkânlarım ölçüsünde Arapça hatlarla ya da kaligrafiyle yazdığım sanatı geliştirmeye çalıştım. Bilinmesi gereken bir husus var ki, bu sanatı öğrenmek öğretmensiz olmaz. Başınızda bir hoca olmazsa bir yere gelir ve tıkanırsınız.”

DİYARBAKIR

Hat sanatına adım attım

Ortaokuldaki öğretmeninin bir Hattat bulduğunu, kendisine adresini verdiğini ve o Hattata bir mektup yazması gerektiğini ifade eden Akan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Ben de Hat sanatını sevdiğimi ama imkânlarım olmadığı için yapmadığımı hafif ajitatif bir diller yazdım. Bunun üzerine beni henüz tanımayan o Hattat 20 gün sonra bana 10 tane kamış kalem ve mürekkep yolladı. Ben onlarla bir şeyler yazıp çizmeye başladım ancak belli bir seviyenin ötesine geçemiyordum. Sonrasında polis oldum ve İstanbul’a hocamla tanışmaya gittim. Yaklaşık 5 yıl hocamla (Memduh Selim Bey) çalıştık ve sonra vefat etti. Akabinde Hattat Doktor Tevfik Kalp, Kamil Nazik ve Mahmut Şahin ile çalıştım. Nisan 2005’te polislikten emekli olduktan sonra ise Hamit Aytaç silsilesinden gelen Hattat Mücahit Kılınçer ile uzun yıllar çalışarak 3 yazı dalında icazetimi aldım.

‘Bine yakın öğrenci yetiştirdim’

Hat sanatı ile Kur’anı inceleme şansına sahip olduğuna vurgu yapan Akan, harf birleştirmelerinden sonra öğrencilerini Kur’ana geçirdiğini ve onu bitirenlere ise icazet verdiğini belirterek sözlerine şöyle devam etti: “Kur’anı yazarak bitirenler aynı zamanda onu anlamış olur. Benim elimin altından bine yakın öğrenci geçti. Şuan dershanemde de 55 öğrencim var. Ev hanımından esnafa, doktora ve Cumhurbaşkanımızın danışmanlarına kadar çeşitli meslek gruplarından öğrencilerim var.”

HATTAT

125 eserle Diyarbakır’da Hat sanatı sergilenecek

2016 yılında İstanbul’da ilk sergisini açtığını ifade eden Akan, “Çizgide ahenk ve zarafet” adlı ikinci sergisini Diyarbakır’da açtığını belirterek şunları söyledi: “Son 5 yılın eserlerini buraya getirdim. Şuan sergiye hazırlıklar sürüyor. 10 Ekim Pazar günü 15.00’da Sümepark Sergi Salonunda 125 eserle sergimiz açılacak. Serginin açılışını il Valimiz Münir Karaloğlu yapacak. Sanata ve sanatçıya destelerinden dolayı da Sayın Valimize, Kültür ve Sosyal İşler Müdürü Sayın Ali Çelik’e de teşekkürlerimi ifade ediyorum. Bu sergimde yazının klasik ruhundan ayrılmadan ve deforme etmeden daha modern, zarif ve farklı bir noktaya dokunmak istedim.

Diyarbakır’da Hat kursu yok

2011-1016 yılları arasında Diyarbakırspor Başkan Vekilliği de yaptığını ifade eden Akan, o yılarda Hasanpaşa’da bir kitapevinde stant açtığını ve orada 60 kadar öğrencisi olduğunu belirtti. Diyarbakır’da sanata ilgi olduğunu belirten Akan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Diyarbakır’da sanata karşı çok sevgi saygı var. Fakat Hat sanatı üzerine bir kurs bulunmadığını biliyorum. Ancak Hamit Aytaç kültür merkezinin açılacağı hususunda bilgim var.”

HATTT

Çocuklarınızı sanata yönlendirin

Kaligrafi’de 5 yılda öğretmen olunabileceğini ifade eden Akan, şöyle konuştu: “5 yılda bu işi kavrayabilir, tahtaya, kâğıda, tabağa yazı yazabilir. Fakat Hat sanatında çok yoğun çalışmak şartıyla en az 12 yıl kazım. Gelmiş geçmiş Hattatlar diyor ki, bir hat sanatçısının yetişmesi için 3 fakülte süresi zamana ihtiyaç var. Sözüm Hattat olmak isteyen çocuklardan çok anne babalaradır: Anne babalar çocuklarınızı devletin müfredatıyla yalnız bırakmayın. Bunun yanında bir meditasyon mantığı ile bir sanata gönderin. Bu Hat olabilir, Ebru olabilir, Kaligrafi olabilir, müzik olabilir. Çocuklar ergenlik zamanlarında enerjisini başka işlere harcayacağına sanat dalına harcar.”

‘Hat sanatı sabır işidir’

Hat sanatına başlayacak kişilere tavsiyede bulunan Hakan: “Hatta gelen arkadaşlara da ya da başvuracak kişilere de tavsiyem hattı başlayıp bitirmesinler. Hat sanatı sabır işidir. Allah’ın 99 ismi El-sabırdır. Allah diyor ki başınıza ne gelirse gelsin ama lütuf ama musibet sonuna kadar sabredin. Hat sanatının birinci ilkesi es-sabur dur. Ebru’da yapıyorum ama ebrunun ustası değilim öğrencilerim yapıyor. Hat sanatı sanatın imparatorudur. Sanat olmazsa ebru olmaz etrafında süsleme dediğimiz sanat tezhip olmaz dolayısıyla hepsi kardeş. Hat, ebru, tezhip olacak ki sanat tamamlanacak.”

‘Sergimiz ücretsiz herkes evindeymiş gibi gelip rahat edip izleye bilir’

AFİŞ

Sergide katkıları bulunanlardan bahseden Akan “Sayın Valimize ve Kültür İşleri Daire Başkanlığı’na çok teşekkür ederim, bize sergi konusunda destek sundular. Sanatın yaşamasına ve sanatın tanınmasına burada sebep oldular. Broşür ve çerçeve konusunda baya bir desteklerini gördüm. Sergimiz ücretsiz herkes evindeymiş gibi gelip rahat edip izleyebilir, eminim ki feyz alacaklardır. Sergilere gelen vatandaşlar hem temaşa edip hem de beğendiği varsa onu alıp kendi duvarına asabiliyor.  Biz sergideki fiyatları minimize ederek herkesin evinde, hanesinde, iş yerinde kelama bulaşması için elimizden gelen imkânları kullandık.”

Hat çalışmaları

Çalışmalarından bahseden Akan “ İstanbul’da haseki sultan han camisinin iki kubbesinde, cerrah paşada Davut paşa camisinin kubbesi ve 48 metre orta kuşağında var. Diyarbakır’da Ulu Camide, Hz. Süleyman camide, Eğil’deki Peygamberler camisi ve Silvan Selahattin Eyyubi camisinde var. İstanbul Eminönü yeni camide, fatih İskender paşa camisinde var. Almanya 12 camide var. Kosova’da Mahmut paşa camisinde var” diye belirtti.

Diyarbakırlı Hattat ikinci sergisini açıyor

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir