Filyasyon yok, aşılanma az

filyasyon halis yerlikaya
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

TTB Merkez Konsey üyesi Halis Yerlikaya, Diyarbakır’da pandemiye karşı alınan tedbirler noktasında bir gevşeme olduğunu ve sonbahar sürecinde grip vakaları ile Covid-19 vakalarını karıştığını belirterek, maske ve mesafe tedbirlerine uyulması gerektiğini kaydetti.

Ali Abbas Yılmaz /Özel

TTB Merkez Konsey üyesi Halis Yerlikaya, koronavirüs salgınıyla mücadelede uygulanan tedbirler konusunda son süreçteki tabloyu değerlendirdi. Filyasyon çalışmalarının durma noktasına geldiğini ifade eden Yerlikaya, vaka sayısının soğuyan havalarla birlikte hızlı bir şekilde artabileceği uyarısı yaptı.

Pandemi sürecinde Diyarbakır’daki son durumu değerlendiren Türk Tabipler Birliği (TTB) Merkez Konseyi üyesi Dr. Halis Yerlikaya, pandeminin sürdüğünü ancak tedbirler noktasında bir gevşeme olduğunu dile getirdi.

filyasyon halis yerlikaya
Dr. Halis Yerlikaya

‘Havasız ortamlarda bulaş riski daha da artıyor’

Kış mevsimiyle birlikte grip vakalarının arttığına dikkati çeken Dr. Yerlikaya, “Geçen yıl maske ve mesafe tedbirlerine uyulduğu için son baharda grip vakaları daha az görülmüştü. Geçen yıl grip sezonunu daha iyi atlatmıştık. Ancak bu yıl maske tedbirlerine uyulmadığı için muhtemelen Covid-19 (Delta varyantı) ile gribin semptomlarının da birbirine benzemesi nedeniyle bunun karışacağı ile ilgili de bir endişemiz var. Özellikle soğuk havalarda insanların kapalı ortamlarda daha fazla bir araya geldiği havasız ortamlarda bulaş riski daha da artıyor. Daha önceki Alfa varyantı ile Delta varyantını karşılaştırdığımızda bulaş hızının daha fazla olduğunu ve havada daha çok asılı kaldığını da biliyoruz. Bu yıl hem koronavirüs hem grip virüsüyle ilgili maske tedbirlerinin uygulamasından açıkçası kaygılıyız” diye konuştu.

‘Çok bedel ödendi’

Diyarbakır’daki hastanelerde yatan Covid-19 hasta sayısında azalma olduğunu belirten Yerlikaya, aşılamada turuncu kategoriye geçildiğini ancak bunun toplumsal bağışıklık noktasında yetersiz olduğunu ifade etti. Yerlikaya, “Sadece 18 yaş üstü için ifade ediliyor ki, aslında 12 yaş üstüler de aşılanabiliyor. Burada da bir farklılık var. Aşılama oranlarında çok büyük bir düşüklük var. Yani toplumsal bağışıklığın sağlanması gereken seviyenin çok altındayız. Ancak vaka sayısında da çok belirgin bir artış yok. Bu neden böyle? Aslında neredeyse her ailede, her evde, toplumun her kesiminden insanlarımız bu virüse yakalandı, hastalık geçirdiler. Toplumsal bağışıklık hastalanarak, bedel ödenerek sağlanmış oldu. Biz bunun bedelini ödemiş olduk. Bu böyle olmayabilirdi. Pandemi bu biçimde yönetilmeyebilirdi” ifadelerini kullandı.

Toplumsal bağışıklık için aşılamada yüzde 80 oranı gerekli

Pandeminin devam ettiğine vurgu yapan Dr. Yerlikaya, “ Vaka bazında dünyada 3’üncü sıradaydık. Aktif vaka sayısı hala çok fazla. Bölgemiz açısından vaka sayılarında azalma olsa da aşılama oranlarının toplumsal bağışıklığı oluşturacak noktadan çok uzak olduğunu söyleyebiliriz. Aşılamada toplumsal bağışıklık için gereken yüzde 80 oranında değiliz. Şu anda filyasyon çalışmaları tamamen durmuş halde. Diyarbakır’da günlük 250-350 civarı bir pozitiflik oranı var, ama çok ciddi bir temaslı takibi de yapılamıyor. Hastanelerdeki vakalar azalmış olsa bile 4’üncü pikte çok ciddi bir bedel ödedik. Çok sayıda yurttaşımızı kaybettik. Genç nüfusta çok fazla kayıp yaşandı. Aşılanma oranı çok düşük. Meslek örgütlerinin, sendikaların, Tabip Odalarının hatta siyasi partilerin katılımıyla ve toplumun anlayacağı bir dilde güçlü bir kampanyaya ihtiyaç olduğunu sürekli vurguladık ama buna bir türlü karşılık bulamadık. Yani, hala daha insanlardaki aşı tereddüdünü gidermedik” diye belirtti.

‘5 ayda 5 bin hekim yurtdışına göçmüş durumda’

Güçlü bir aşılama kampanyasının hala bir ihtiyaç olduğunu ifade eden Dr. Yerlikaya, STK’ların da dahil olacağı bir kampanyanın anadilde yapılması gerektiğini yineledi. Yüz yüze eğitimin başlamasından bu yana okullarda gerekli önlemlerin alınmadığına ve aşılamanın yavaş ilerlediğine işaret eden Dr. Yerlikaya, sözlerini şöyle sürdürdü: “Sağlık çalışanları da bu süreçte tükendi. Son 18 aylık süreçte 8 bin hekim kamudan istifa edip özel hastanelere geçmiş durumda. Neredeyse ayda 80 hekim Türkiye’den yurtdışına göç ediyor. Son 5 aylık süreçte neredeyse 5 bin hekim yurtdışına göçmüş durumda.”

Filyasyon kalkmış durumda

Türkiye’de bilimsel anlamda ciddi bir filyasyon çalışmasının hiçbir zaman yapılmadığını belirten Yerlikaya, şöyle devam etti: “Hiçbir zaman temaslıların takibi ve bunlarla ilgili testlerin yapılması noktasında sağlıklı bir filyasyon yapılmadı. Türkiye’de ise en başından beri ilacı eve bırakma gibi ne olduğunu anlamadığımız bir filyasyon yapıldı. Şu anda da bu tamamen ortadan kaldırılmış durumda. Temaslıların takibi anlamında bir çalışma yok.  Neredeyse test de artık yapılmamaya başlandı. Bir takım tıbbi işlemlere girecek yurttaşlara ya yurtdışına gideceklere ya da çok ciddi semptomlara, yani hastalığın çok ciddi etkilerini yaşayanlara testler yapılmaya başlandı. Ama gerçek anlamda zaten test yapılmıyordu ve şu anda bu da zaten durma noktasına geldi.”

‘İnsanlarımız mutlaka aşı olmalı’

Vatandaşları aşı olmaya çağıran Dr. Yerlikaya, şunları ifade etti: “Aşılandık diye tedbirler noktasında gevşememek lazım. İnsanlarımızın tedbirlere uyma noktasında duyarlılığını sürdürmesi lazım. Aşı olmayan yurttaşlarımızın ise hem kendilerini hem sevdiklerini gem de toplumu korumaları için aşı çağrımızı tekrarlıyoruz. Aşının hastalığa karşı koruyucu etkisi olduğunu biliyoruz. Milyonlarca insan aşı oldu ve çok önemli bir yan etkisinin olmadığını, hastalığın yanında aşıyı düşündüğümüzde güvenilir olduğunu biliyoruz. İnsanlarımız mutlaka aşı olmalılar.”

Filyasyon yok, aşılanma az

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir