KALKINMAYI TERSTEN OKUMAK

Süleyman Aydın
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Kentimizin kalkınmaya ve dolayısı ile istihdama fazlası ile ihtiyacı vardır.  Tarıma elverişli alanlarda çiftçilik, hayvancılık yapanların iddia ettiği ‘ Elektrik Kurumu ve Diski’den bize gelen çok yüksek faturalarından perperişan olduk’ serzenişinden yola çıkarsak elde var sıfırımız.

Tarımdan sonra hayvancılık yapanların da yem fiyatlarının fahiş bir şekilde yükselmesi ile çiftlik sahibi ve bu alanda uğraşanların’ belimiz kırıldı’ feryatlarını duymayan yok. Geriye Diyarbakır’ın organize sanayisi kalıyor. Haliyle maden ocaklarımızın olmadığını biliyoruz.

Her şeye rağmen bölgeyi kalkındırmak, istihdamı artırmak için, hükümetimizin çabasını inkâr edemeyiz. Bölgeye yatırım yaptıklarını, yapacaklarını gözlerinin içi parlayarak her platformda anlatan Sayın Cumhurbaşkanımıza icraat yapıldığını gösteriyorlar bu doğru ancak, olayı tam netleştirmek gereklidir.

Yine Sayın Cumhurbaşkanımızın Diyarbakır için, ‘Lojistik merkezi yapacağız!’ müjdesinin projesini beklemeye başladık. Sağ olsun çok kısa sürede da açıklandı. Buraya kadar her şey çok güzel. Kalkınmanın her yönüyle masaya yatırılması ve her adımının ilimize faydasını bekledik.

Proje ihaleye bile çıktı. Bu hafta içi yapılan ihalenin sözleşmesi imzalanacak. Çok yalın bir dil ile anlatayım. Anılan bölgede yapılacak Lojistik Merkezi için sadece bir İstanbul firması ihaleye katılabildi. Kentimizin en güzel yerinde tahsis edilen arazinin bu gün piyasa değeri 200 binin altında değil.  Ancak, söz konusu proje için 1 milyar 150 milyon liraya ve bunun % 20’sinin belediyeye kalması karşılığında firmaya verildi.

Bir defa kafadan en az 3 kat kara geçti. Daha sonra yapım, ardından kalkınma, ardından istihdama katkısı gelecek diye planlandı. Evet, ilk etapta ilimizin kalkınmasına katkısı olacak diye devletimizin hazinesi sermayesinden feragat etti ve kara geçirdi. 3 kat kar geldi. Sıra Diyarbakır’a gelince; kalkınma o ne derece oldu, kamuoyuna bırakıyorum.

 2400 bin dönüm arazi değerinin % 35’ine verildi. İlimizde, bölgede onca firma varken ve sadece bir firmaya iş adeta adres teslimi yapıldı. Acaba kalkınma nasıl olacak(?)  Yani İstanbul firmasına saygımız var ancak, koskoca ilimizdeki firmalardan her zaman övgüyle bahseden devlet erkanı eksikliğinden bahsetmiyor. Kaldı ki, sırf bölgeyi kalkındırmak için devlet eliyle üç-beş firmayı bir araya getirmek suretiyle neden ihaleye dâhil edilmedi.

Zira sanki ilimiz insanı için hasmane bir yaklaşım vardır. İlçelerde yapılan ticari taksi plakası ihalesinde de yıllardır vergilerini ödeyen, adeta kamu hizmeti gören kooperatifleri devre dışı bırakarak, bedelin üç katı bir fiyatı ticari taksi esnafına reva görmesini gördük. Söz konusu İstanbul firması olunca bedelinin üç kat altı, il insanı olunca üç kat üstünü layık görüyorlar. Ismarlama bir şekilde ortaya çıkan şartnameye tepkisini gösteren iş insanlarını duymuyorlar ancak,  sığındıkları madde olmasa bile hiçbir sıkıntı olmayacak, lojistik üs başarı ile bitirilecek ve sürdürülecektir, diye bir çok iş insanı ile konuştum ve doğrusu ısmarlama oluşturulduğu ileri sürülen maddeyi yazarak hoşçakalın, diyeceğim . İşte Diyarbakır iş insanlarında olmayan uygunluk. Yani hiç olmamış bir alan için tecrübe şartı konuluyor. Alan oluşturulduğu zaman teknik konuda eğitim alınıp eksiklerin giderilebileceği ihtimalinin olmasını düşünmek hesaba gelmiyor.

‘’İsteklilerden, bu ihalede; son on beş yıl içinde 200.000 m2’den az olmamak üzere Lojistik depo yaptığına veya son beş yıl içerisinde 100.000 m2 işlettiğine dair iş deneyimini gösteren belgeler istenecektir. ‘’

    Görüşmek üzere…

KALKINMAYI TERSTEN OKUMAK

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir