Şiir; ermekle delirmek arasında dengede durabilmenin anahtarı

şiir şair hicran aslan
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Şair Hicran Aslan, ‘Şiir yazmak ermekle delirmek arasındaki çizgide dengede durabilmenin anahtarı’ diye belirtti. 

Ali Abbas Yılmaz / Özel

Şiirde yeni bir söylemin peşinde olduğunu ifade eden Aslan, “Ben de bu coğrafyanın her zerresini modern ve çok sesli bir biçimde seslendirmeye çalışıyorum” dedi.

Hicran Aslan: Otobiyografi tarzını şiire uyarlayacağım

Disiplinler arası, çağdaş çalışmalara ağırlık vermeyi düşündüğünü belirten Aslan, sözlerini şöyle sürdürdü: “ Bunu biraz uluslararası noktada çoğaltmak istiyorum. Çizmek ve yazmak arasındaki gidiş gelişlerden ifade alanları yaratmaya çalışacağım. Görsel sanatlar üzerine sergiler ve tabii şiire devam. Otobiyografi tarzını şiire uyarlayacağım yeni bir dosya ve Kürtçe bir şiir dosyası üzerine çalışıyorum.”

Şair Hicran Aslan, yazma serüveni, etkilendiği şairler, şiire yaklaşımı ve sanat üretimi üzerine Yeniden Günaydın gazetesine konuştu.

şiir hicran aslan
Şair Hicran Aslan

Öncelikle sizi tanıyabilir miyiz?

Hicran Aslan: 1978 Diyarbakır doğumluyum. Resim öğretmenliği yapıyorum. Üç çocuk annesiyim. Klaros Yayınları Web sitesinde yoğunluklu şair kadınlar olmak üzere şiir kitaplarına değini-yorum tarzında yazılar yazıyorum. Eleştirel Kültür (Ekdergi) sitesinde şiir üzerine alternatif diyebileceğim yazılar yazıyorum. Şu sıralar disiplinler arası üretimleri önemsiyorum. Çağdaş sanat eserlerine şiir-yorum ve şiir kitaplarına çizgi-yorum tarzında dokunuşlar yapıyorum. Yakın zamanda Metal kolektif’le bir resim sergisi açtık. Ve Antalya Kültür Merkezi’nde Necmi Sönmez küratörlüğünde açılan “Yeni Varoluş Biçimleri Ara Duruşlar” üzerine Şairler neden resim yapar? alt başlığıyla bir sergide şair arkadaşlarımın kitaplarına yaptığım çizimlerle yer aldım.

İlk kitabım “Sandık Tozu”

Şiir yazma serüveniniz nasıl başladı ve bugüne kadarki üretimlerinizden bahseder misiniz?

Hicran Aslan: Liseli yıllarımda defter tutmayla başladı diyebilirim. Ve deliler gibi okuduğum yıllardı bu yıllar. İlk düzenli yazı yayınlamaya Yeniperspektif internet sitesinde başladım. Daha sonra Kulphaber gazetesi, Paldırkültür, Batman Postası, Van haber, Diyarbakır Haber gibi yerli gazete ve ulusal internet sitelerinde düzenli yazmaya devam ettim. O yıllarda Van’da çıkarılan Sınır Dergisinin de bütün sayılarında yazdım. Daha sonra bu birçok edebiyat dergisinde devam etti.

İlk kitabım Ava yayınlarından çıktı “Sandık Tozu” -2010, Daha sonra “Sesimi Yuttum Önce” ve “Esmerê” isimli biri Kürtçe biri Türkçe iki şiir kitabımı Hel yayınlarından 2016 çıkardım. İki yıl sonra Kaos Çocuk Parkı Yayınevinden “Dışarısı Mağara Kaç”-2018, Disiplinler arası bir şiir anlayışıyla yazdığım Sevgili Mehmet Ali Boran’ın üretimlerine yazdığım “İP Cambazı” -2019 Ve distopik bir destan formatında yazdığım “Tanrı Beni Dansa Kaldırdı” -2020 de Klaros Yayınlarından çıktı.

‘Şiir yazmak ermekle delirmek arasındaki çizgide dengede durabilmenin anahtarı’

Şiir yazmak sizin için neyi ifade ediyor ve yazdıklarınızı sanat dünyasında nerede görüyorsunuz?

Hicran Aslan: Şiir yazmak benim için ermekle delirmek arasındaki çizgide dengede durabilmenin anahtarı, kendime dilemeyi geciktirdiğim bütün özürler, dünyayla aramdaki bütün alerjik refleksleri düzenlemek için aldığım bir ilaç. Sanat dünyası deyimi ve ortamlar üzerine eleştirel bir tavrım var. O yüzden nerde olmak yerine nerede olmamak üzerinde duruyorum. Şairin bir pazarlama elemanı gibi hareket ettiği ve ettirildiği hiçbir yerde durmuyorum.

‘Zorluklar oldu, olacak’

Kadın şair olarak edebiyat dünyasına adım atarken karşılaştığınız zorluklar oldu mu?

Hicran Aslan: Şair kelimesinin yanında cinsiyeti vurgulamayı doğru bulmasam da pozitif anlamda bir dikkat çekmeyi önemli buluyorum. Zorluklar oldu, olacak. Beni çok yaralayan birbirinden hoşlanmayan iki şairin şiiri kitabı üzerine yazdığım yazı ya da paylaşımlardan dolayı tarafların kendilerince beni cezalandırması. Şöyle ki şiirimi çok değerli bulsalar bile seni taraf olmakla suçlayıp, kırıcı tavırlar takındılar. 

‘Şiirde yeni bir söylemin peşindeyim’

Yaşadığınız coğrafyanın şiiriniz üzerindeki etkisine değinir misiniz?

Hicran Aslan: Resim bölümü okumanın, birçok kursa katılmanın, müzik, tiyatro alanında deneyimler yaşamanın ve çok yönlü ve çok dilli bir okuma birikimine sahip olmanın çok faydasını gördüm. Şiirde yeni bir söylemin peşindeyim. Ama her şey tabii ki gelip benden geçiyor. Ben de bu coğrafyanın her zerresini modern ve çok sesli bir biçimde seslendirmeye çalışıyorum.

‘Cegerxwin’den etkilendim’

Şiirlerinizi yazarken, edebiyat dünyasından etkilendiğiniz şairler oldu mu?

Hicran Aslan: Çok fazla şairden yazardan etkilendim, etkileniyorum. Şu an aklıma gelenler Cegerxwin, Ehmed Hüseyni, Hüseyin Ferhad, Şeref Bilsel, Hüseyin Kaytan, Rimboud şair olmasa da fazlaca Samuel Beckett…

‘Kürtçe yazarken naturel dilin sınırlarını zorlayacak kadar rahat olamıyorum’

Kürtçe ve Türkçe olarak çok dili sanatsal üretiminiz var. Çok dilli yazmanın avantaj ya da dezavantajlarından bahseder misiniz?

Hicran Aslan: Türkçenin yazdığım şiirlere olumlu anlamda büyük katkısı var. Ama Kürtçe de imgeyi yıkmak yeniden beklenmedik şekilde kurmak noktasında beni durduruyor. Daha naturel dilin sınırlarını zorlayacak kadar rahat olamıyorum Kürtçe yazarken. Bunu aşmak için okumalar yapıyorum.

‘Bölgede okuyucu kalitesinin yüksek olduğunu düşünüyorum’

Bölgede sanat ve edebiyata olan ilgiyi nasıl buluyorsunuz?

Hicran Aslan: Ülkenin diğer bölgelerine göre daha yoğun ve alternatifler içeren bir potansiyelde buluyorum. Özellikle okuyucu kalitesinin yüksek olduğunu düşünüyorum.

‘Kendimi sıfırlayıp yeniden yaşamaya güç biriktirdiğim tek yer yazmak’

Sanatsal üretimlerinizde en önemli esin kaynağınız nedir, yazma motivasyonunuzu en çok neler etkiliyor?

Hicran Aslan: Hayat zorladıkça ve işin içinden çıkılmaz hale geldikçe yazmaya sığınıyorum.

Son kitabım Tanrı Beni Dansa Kaldırdı” da “yazmayı başarabilirsem yeniden başlayabilirim “dedim. Yani kendimi sıfırlayıp yeniden yaşamaya güç biriktirdiğim tek yer tek şans benim için yazmak.

‘Okuyucu algısını algı yanılsamalarıyla yöneten bir ortam var’

Günümüzdeki sanatsal üretimlerle geçmişi kıyasladığınızda ne gibi farklar görüyorsunuz?

Hicran Aslan: Yaşam şeklinin, interaktifliğin, sosyal medyanın getirdiği büyük bir kaos var şu anda Birulllard’ın dediği gibi görüntü çokluğu içinde görülecek hiçbirşeyin olmadığı bir çağ. Dolayısıyla okuyucu algısını algı yanılsamalarıyla yöneten bir ortam var. Bu sistemi iyi kullanan kendini iyi diye yutturabiliyor ve buna inanabiliyor ne yazık ki. Geçmişi bu anlamda daha samimi buluyorum.

‘Otobiyografi tarzını şiire uyarlayacağım yeni bir dosya…’

Geleceğe dair planlarınız, hedefleriniz, beklentileriniz nelerdir?

Hicran Aslan: Disiplinler arası, çağdaş çalışmalara ağırlık vermeyi düşünüyorum. Bunu biraz uluslararası noktada çoğaltmak istiyorum. Çizmek ve yazmak arasındaki gidiş gelişlerden ifade alanları yaratmaya çalışacağım. Görsel sanatlar üzerine sergiler ve tabii şiire devam. Otobiyografi tarzını şiire uyarlayacağım yeni bir dosya ve Kürtçe bir şiir dosyası üzerine çalışıyorum.

Son olarak neler söylemek istersiniz?

Hicran Aslan: Yeniden yeni bir kalple İkra! diyorum.

Şiir; ermekle delirmek arasında dengede durabilmenin anahtarı

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir