Yem pahalı besiciler iflasta

besiciler diyarbakır
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Diyarbakır’daki besiciler iflasın eşiğinde, Et ve Süt Kurumu Kayseri’den karkas et peşinde. Diyarbakır’da son zamanlarda 40’a yakın besi çiftliği kapanırken, besiciler devletten destek bekliyor.

Ali Abbas Yılmaz / Berna Kardaş / Özel

Türkiye genelinde yaşanan kuraklık besicilikte artan girdi maliyetlerini daha da katladı. Diyarbakır’daki birçok besici zarar ettiği için işletmesinin kapısına kilit vururken, ayakta kalan besiciler ise kapanma tehlikesiyle yüz yüze.

Yeniden Günaydın gazetesine konuşan Diyarbakır Kasaplar Odası Başkanı Hacı Atlı ve besi üreticisi Mehmet Albayrak, besicilerin zararda olduğunu ve destek sağlanmazsa besi işletmelerinin bir bir kapanacağına vurgu yaptılar.

besiciler hacı atlı
Diyarbakır Kasap ve Besiciler Odası Başkanı Hacı Atlı

‘Çözümün adresi üretime destektir’

Diyarbakır Kasaplar Odası Başkanı Hacı Atlı, Diyarbakır’daki besi üreticisinin yaşadığı sorunlara ilişkin konuştu. Besicilerin desteğe ihtiyacı olduğunu belirten Atlı, şöyle konuştu: “Diyarbakır’da besicilerle ilgili bir ton sıkıntı var. Biz Besici arkadaşlarla görüşüp konuştuk, sıkıntıları dile getirdik defalarca dile getiriyoruz ama maalesef bu sıkıntıları dile getirdiğimiz zaman karşılık bulamıyoruz. Bugün Diyarbakır’da üretimde ciddi bir sıkıntı var. Ben defalarca dile getirdim bunu yine dile getiriyorum bir yerde üretime destek verilmezse o yerde daima sıkıntı yaşanır. Biz burada işin temeline inmemiz lazım işi kökünden çözmemiz gerekiyor. Kökünden çözmek için de üreticiye gerekli desteğin verilmesi gerekiyor.  Geçmişte de esnaf besiciler sıkıntılar yaşadı ithalat çözüm değil geçici bir süreçtir geçici bir çözümdür. İleriye dönük bir çözüm değil. İleriye çözümün adresi üretime destektir.”

besiciler hacı atlı kasaplar odası
Hacı Atlı

‘Son zamanlarda 30-40 tane besi çiftliği kapandı’

Atlı, Üreticilerin kapanma noktasına geldiğini belirterek şunları ifade etti: “Çoğu besici arkadaşımız işini bıraktı. Besi çiftliklerini kapattılar. Neden kapattılar hayvan besliyorlar maliyetler, masraflar yüksek, o havyaları getirip zararına satıyor kim yapar üretim? Son zamanlarda 30-40 tane besi çiftliği kapandı. Ve halen kapanmaya devam ediyor. Neden kapanıyor bunlar. Besici arkadaşlarla konuştuk. Eskiden hayvanın bir aşısının maliyeti 20 TL idi. Bugün ise aşının maliyeti 100 TL’nin üzerinde. Arpanın tonu bin 600 TL’den 3 bin 200 TL’ye çıktı. Küspenin fiyatı hakeza arttı. Samanın tonu bin TL’nin üzerinde. Peki, et fiyatları ne durumda, Et ve Süt Kurumu bu işin neresinde? Diyarbakır’daki besicinin ayakta kalması için kurumun üreticiye destek vermesi lazım ama öyle mi? Et ve Süt Kurumu Kayseri’den karkas et alıyor. Diyarbakır’daki üreticiden et almak yerine neden Kurum, Kayseri’den alıyor? 39-40 TL’ye Kayseri’den karkas et alıyor. Acaba gelen et ne kadar randıman veriyor? Buraya gelen etler hep yağlı. Bunun ulaşım maliyeti var, bir sürü masrafı var. Diyarbakır’da zor durumda olan besiciye 2-3 TL destek vermeyen kurum gidip Kayseri’den karkas et alıyor. Et ve Süt Kurumu buradaki üreticiye destek olacağına Kayseri’ye gidiyor, kurumun orada ne işi var?”

besiciler-zorda
Diyarbakır’da besi çiftlikleri boşaldı

Vekalet kurbanlarının akıbeti neden araştırılmıyor?

Besicilerin girdi maliyetlerinin yüksek olduğunu ve devletin üreticilere destek vermesi gerektiğini ifade eden Atlı, sözlerini şöyle sürdürdü: “Besi çiftliklerinin elektrik faturalarına devlet destek verebilir. Besicinin girdi maliyetlerini düşürecek adımlar atılmalıdır. Besiciyi ayakta tutmak zorundasınız. Besici iflas ettiğinde bunun halka da yansımaları olur. Et fiyatları yükselir. Fakirin alım gücü zaten düşük, halk daha da yoksullaşır. Bütün bunlar zincirleme gider. Bir başka konu Kurban Bayramlarında denetim yok, gebe hayvanlar, yaşını doldurmayan hayvanlar kurban ediliyor. Kurbanda vakıflara vekalet veriliyor. Vakıflar bu kurban etlerini ne yapıyor ya da vekalet kurbanların ne kadarı gerçekten kesiliyor? Kurban etleri gerçekten yoksula mı dağıtılıyor yoksa mezbahalara geri mi dönüyor? Bu etler kimlere satılıyor? Bunları araştıran, soruşturan var mı?”

besiciler mehmet albayrak
Diyarbakırlı besici Mehmet Albayrak

Besiciler zararda

Diyarbakır Ticaret ve Sanayi Odası’nda Besicileri temsil eden besi işletmesi sahibi Mehmet Albayrak, 2010 yılından beri besicilik yaptığını belirterek, artan girdi maliyetlerine ilişkin şunları söyledi: “2 adet besi işletmem var ve toplamda 650 büyükbaş hayvan besleyebilme kapasitemiz var. 2015 yılına kadar besicilik işinden para kazanabiliyorduk ama sonrasında girdi maliyetlerinin aşırı şekilde zamlanmasından kaynaklı zor durumdayız. Son 2 yıldır da hepten zarar ediyoruz. Her büyükbaş hayvan için günlük ortalama 9-10 kilo yem tüketimi söz konusu. Şuan yemin torbası 170 TL’ye çıkmış durumda. Büyükbaş bir hayvanın aylık yem tüketimi 300 kiloyu buluyor. Sadece yem maliyeti bile ayda hayvan başına bin 100 TL’yi buluyor. Buna Arpasını, küspesini, silajını, çoban parasını, elektrik, su giderini, traktör, ekipman masrafı vs. derken bir büyükbaş hayvanın aylık bakım maliyeti bin 500 TL’ye çıkıyor. Çobanın maaşı 5 bin TL ve tüm giderlerini de karşılıyoruz. Elektrik parası ayda 7 bin TL’ye kadar çıkabiliyor. Tüm bu girdi maliyetlerine baktığımızda besiciler olarak artık bu masrafların altından kalkamıyoruz. 100 büyükbaş havan beslediğinizde ayda 150 bin TL masrafı oluyor.”

mehmet albayrak
Mehmet Albayrak

Besi çiftlikleri bir bir kapanıyor

Besicilikte arta girdi maliyetleri bir yana damızlık hayvan üretiminde de ciddi sıkıntılar yaşandığına dikkati çeken Albayrak, “Üreticiler hayvanlarının bakımını üstlenemedikleri için damızlık hayvanlarını kesime vermek zorunda kalıyorlar. Süt ineklerini besleyemeyen üreticiler hayvanları kesime veriyorlar. Süt ineklerinin bakımı besi hayvanlarının bakımından da masraflıdır. Bir inekten alınan süt yem masrafını karşılayamadığında üretici zarar ediyor. Bu durumda üretici hayvanını zararına nereye kadar besleyebilir ki? Yem fiyatları almış başını gitmiş, üretici hayvanını besleyemeyince ne yapacak, mecbur kesime gönderecek. Arpanın tonu şuan 3 bin 200 TL. Geçen yıl Arpanın tonu bin 600 TL idi. Arpaya bir yılda yüzde 100 zam gelmiş ama Et ve Süt Kurumu’nda karkas etin kilosu 42 TL’den kesiliyor. Hayvanın kellesi, ciğeri, böbreği, dalağı, dersi vs. kendisine kalıyor ve etin kilosu kuruma 38 TL’ye mal oluyor. Tavuk kanadının kilosu 35 TL. Bu koşullarda besicilik artık bitmiş durumda. Diyarbakır Besi OSB’de faal olan 80 kadar besi çiftliği var ve 60 bin hayvan kapasitesine sahip ama şimdi orada 5 bin tane hayvan dahi yok. Devlet Besi OSB’ye çok büyük yatırım yaptı ama şimdi oradaki çiftliklerin kimi kapandı, kapanmayan hala direnenler ise kapasitelerini büyük oranda düşürdü. Bu gidişle 2 sene sonra faal olan besi çiftlikleri de kapanacak. Çünkü bir işletme zarar ederek nereye kadar dayanabilir ki?” diye sordu.

mehmet albayrak
Mehmet Albayrak

Diyarbakır’daki besicilere yeterli kredi sağlanmıyor

Besiciliğin zararına yapıldığını ifade eden Albayrak, Diyarbakır’daki besicilerin krediye erişiminde de zorluklar yaşadığını belirterek şunları söyledi: “Batıdaki besiciler ipoteklerinin tam karşılığında kredi kullanabiliyor ama bizim buradaki Ziraat Bankalarında 3 milyonluk ipoteğin karşılığında 300 bin TL kredi kullanabiliyoruz. İpoteklerin tam karşılığında kredi kullanımını geçtik yarısını dahi verseler razıyız ama onu da vermiyorlar. Batıya göre Diyarbakırlı besicilere çifte standart uygulanıyor. Besicilere yeterli kredi desteğinin sağlanması dahi artan girdi maliyetleri karşısında besicilerin nefes almasını sağlayacak. Kredi limiti konusunda işletmelerin özgeçmişine bakılsın ve ödemelerle ilgili geçmişte bir sorun yaşanmışsa tabii ki haklılar ama ödemelerde bir sorun yaşanmamışsa neden bu çifte standart? Tabii burada da adamı olan bazı besicilere de kredi limiti konusunda daha eli açık davranabiliyorlar, bu konuda da bilgimiz var. Ben aynı zamanda OSB Besi işletmelerinde hayvan birliği temsilciliği de yapıyorum ve bu konuda binlerce şikayet alıyorum. 20-30 yıllık şirkettir, kredilerin geri ödemesinde bir sorun yaşamamış ama kredi limiti konusunda hala ciddi problemler çıkarılıyor. Üreticiye zorluk çıkarmanın anlamı nedir?

diyarbakır besi çiftlikleri
Diyarbakır’da besiciler iflasta

‘Besiciye gerekli olan kredi desteği zamanında sağlansın’

Diyarbakır’daki besicilerin kredi limiti kullanımı konusunda yaşadığı sorunların çözümü için, Bankalar Birliği, Ziraat Bankası Genel Müdürlüğü, Maliye Bakanlığı ve Tarım Bakanlığı’nın bir araya gelerek besicilerin yaşadığı sorunların çözümüne dönük bir plan ortaya koyması gerektiğini ifade eden Albayrak, besicilik maliyetlerine ilişkin şunları söyledi: “Maliye Bakanı yem fiyatlarında KDV’yi kaldırsa bile firmalar bunu uygulamıyor. Fabrikalar yem fiyatını kafalarına göre belirliyorlar ve onlara herhangi bir denetim de yok. Haftada, 10 günde, 20 günde bir besicilere mesaj geliyor ve yem fiyatlarının zamlandığı bildiriliyor. Yemini peşin alan aldı ama alamayan zam altında eziliyor. Zarar eden besicinin önünde işletmeyi kapatmaktan başka çıkar yol kalmıyor. Besici bankadan kredisini zamanında ve yeteri kadar alabilirse yem ihtiyacını zamanında zamsız karşılayabilecek ve hayvanını kurbanda sattığında da iyi kötü çarkını devam ettirebilecek. Ama yemi sürekli zamlı alan besici kurbandan sonra uğradığı zarardan kaynaklı işletmesini kapatmak zorunda kalacak. Çünkü sezon başında tonu 600 TL olan saman birkaç ay sonra 1000 TL’ye çıkıyor. 2 bin 300 TL olan arpanın tonu şimdi 3 bin 200 TL. Besiciliğin bütün girdi maliyetlerinde bu artış yaşanıyor. Şuan pamuk küspesi var 3 bin TL ama 2 ay sonra fiyatı 4 bin TL olur. Besiciye gerekli olan kredi desteği zamanında sağlanırsa üretici yem maliyetleri konusunda ekstra zamlarla karşılaşmayacak. Bankalar üreticiye gerekli desteği zamanında vermeli ki, işletmeler ayakta kalabilsin.”

‘Besicilikte 2 yıldır işler çok kötü’

Yem maliyetlerine göre etin fiyatının düşük olduğuna vurgu yapan Albayrak, şöyle konuştu: “Şuan karkas etin fiyatının 55 TL olması lazım. Bunun yanında devletin hayvan başına verdiği desteklerden de besicilerin çoğu yararlanamıyor. Çünkü besiciler hayvanlarını canlı satıyor. Yani o hayvanları kesime götüren büyük firmalar devletin verdiği 250 TL küpe desteğinden yaralanıyor. Yani küçük işletmeler bu destekten de faydalanamıyor. Bugün Diyarbakır’da 500 civarında besi işletmesi var ve bunun 80 kadarı Besi OSB’de bulunuyor. Diyarbakır’da 250 bin büyükbaş hayvan beslenirdi ama bu sayı şimdi 100 bini dahi bulmaz. Eskiden 50-60 hayvan bulunduran köylere gidin şimdi 3-5 hayvan ancak bulursunuz. Çünkü zararına yapılan hiçbir üretim akıl karı değil. Besicilik 2010 ile 2015 yılları arsında iyiydi. Ama 2015’ten sonra işler kötüleşmeye başladı ve son 2 yıldır da hepten kötü ve besiciler zararda. Şuan elimdeki hayvanları besledikten sonra daha hayvan almayı düşünmüyorum. Hayvancılığı çok seviyorum ama bu zararı daha fazla sürdüremem ve o yüzden elimdekileri satıp bu işi bırakacağım. Tabii şartlar ileride düzelirse durum değişir, yine yaparım ama bu koşullarda yapmanın bir anlamı yok.”

Yem pahalı besiciler iflasta

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir